Kelimeler: tutup

Tutup kelimesi cümle içinde nasıl kullanılır?


1. Dalları tutup aşağı eğerek yemeye başladım.


2. Muazzezi elinden tutup bağırtacak kadar sıkarak sordu:


3. diye onun çenesini tutup sarsıyor, biraz sora yerinde hoplayarak:


4. Kolumdan tutup: Aman kızım, dedi, dünya bu, beterin beteri var.


5. Fakat herhalde kızı yirmisine kadar evde tutup kocakarı yapmaya niyetin yoktur.


6. Yusuf onu kolundan tutup bağdan dışarı çıkararak: Kimse bir şey demez, dedi.


7. Birdenbire olduğu yerden kalktı, aşağı koştu, sokak üstündeki odada yatağını toplayan Şahindeyi kolundan tutup çekerek:


8. Yusuf onu kolundan tutup çekerek tekrar yatağın kenarına oturttu ve yavaş, tatlı bir sesle sordu:


9. diye bağırıştılar ve çocuklarını kollarından tutup kenara çektiler.


10. Salâhattin Bey daha fazla dayanamadı; yerinden kalkan ve odadan dışarı gitmek isteyen Yusuf u kolundan tutup hızla çekti.


11. demek isteyen gözlerle bakar; yalnız, Salâhattin Beyin bu çenesi gevşek karıyı ne diye kolundan tutup kapı dışarı etmediğine hayret ederdi.


12. Biraz sonra Alanyalı Kâzım, Şube Reisinin oğlu Vasfı, Vaslinin kız kardeşi Meliha ve Şerif Efendinin oğlu Ali gelecekti, hep beraber bir araba tutup Akçay iskelesine gitmek istiyorlardı.


13. Küçük kız, bütün evdekiler arasında kendisiyle patırtısız, gürültüsüz meşgul olan bu çocuğa başkalarına pek göstermediği mülayim taraflarını gösterir, onun burnunu, saçlarını çeker; Yusuf kendisini koltuklarından tutup hoplattıkça başını geriye atarak kahkahalardan kırılırdı.