Kelimeler: sapsarı

Sapsarı kelimesi cümle içinde nasıl kullanılır?


1. Kendi yüzü de sapsarı idi.


2. Yusuf şaşkın ve sapsarı kapının önünde duruyordu.


3. Kadın birdenbire sapsarı olarak yerinden fırladı; kapıya gidip sordu:


4. Salâhattin Bey kâğıda bir göz atınca sapsarı oldu; eli titremeye başladı.


5. Sofranın yanına, alçak bir iskemlenin üzerine konan lamba, Muazzezin ince ellerini sapsarı gösteriyordu.


6. Yüzü sapsarı olarak uzun zaman ona baktı, sonra önündeki bir telgrafı gözüyle işaret ederek:


7. Karşı taraftaki evlerden birinin kafesi kalkarak saatçi Rakım Efendinin hastalıklı karısının sapsarı ve alnı çatkılı başı göründü:


8. İnce ve yaşına nazaran uzun boylu olan bu kızın sapsarı, insana korku verecek kadar sarı bir yüzü vardı.


9. Çocuk bu esnada hayret veren bir itidal ve lakaytlık gösteriyor, yalnız ara sıra şiddetle dişlerini sıkıyor ve sapsarı kesiliyordu.


10. Ali de doğrulmuştu; sapsarı yüzüyle karşısındakine bakıyor ve şu anda Şakirt değil, etraftaki arkadaşlarını, bir korkaklık yaparsa onların ne diyeceğini düşünüyordu.